6.04.2012

A LITTLE DEAHT!..***HAYIRLI CUMALAR***

           Amerikalı yünetmen Sam Taylor Wood, “A Little Deaht” adlı 2002 yılında yaptığı video ile ölüm ve çürümeyi mükemmel bir şekilde anlattı..O filmi seyrettiğinizde yüzleşmek istemediğiniz gerçekten de çok kötü bir durumla karşılaşıyorusunuz..O özenle baktığınız, cicili bicili kıyafetler alıp kremler sürdüğünüz; yetmedi trafik ışıklarında bile rujlar ve allıklar sürdüğünüz, aynaya bakıp bakıp doyamadığınız bedeninizin, bir gün kurtçuklara nasıl da ziyafet olabileceğini görmenin videosudur. Kadın sanatçı işlerinde ölüm ve çürüme temalarını sık kullanırmış zaten..Çünkü iki defa ölümle yüzleşmiş, kolon ve meme kanserini yenmiş bir sanatçı. Tanrı ve ahiret inancına sahip bir dindar da olmadığından ölüm ve çürümekle yani yok oluşla yüzleşmeden hayatına devam etmesi de mümkün gözükmemektedir. Hayat hikayesi de ölüme meydan okurcasına gelişir. Kanserle mücadele, eşinden boşanma ve yönetmeni olduğu ‘Nowhere Boy’ filminin yıldızı, kendisinden yirmi üç yaş küçük Aaron Johnson ile evlenip hayatına iki kız çocuğundan sonra üçüncü bir kız çocuğunu daha getirir. Çürüyen, küflenen, kurtlanan her canlı, videolarının konusu olur. Meyveler, hayvanlar… Sanatı ile ölüm ve çürümeyle yüzleşir. Yüzleşir ama bu yüzleşme onu tatmin eder mi, etmiş midir, kabullenmiş midir? Bilemiyoruz…

                                                                               ***

           Ahiret inancına sahip olan insan kolay kolay yok oluşla ya da ölümle yüzleşemez. Çünkü din, insanın hayatında her şeyi yerli yerine koyar. Beden ölümlüdür ve bir gün sonsuz alem için yeniden, tekrar diriltilecektir. Yani ahiret inancına sahip dindarın hayatında ebedi yok oluş yoktur..Peki, sizce her dindar bu yüzleşmeyi yapmadan hayatına devam edebilir mi? “ Bilsem ve inansam bile yine de, bazen derim “neden”. Neden ölüm var? Neden imtihan var?Neden var olduklarını bilirim ama bu cevap beni tatmin etmez.” dediğiniz oldu mu hiç? Bir an ‘imtihanı’ da anlamsız bulduğunuz ya da?.”Allah'ım!. Neden cennette kalmamıza izin vermedin? Neden bize o ağacı yasakladın? Neden ölümlülerin dünyasına düştük?Oysa cennette melekler gibi hatta daha fazla Sen’i zikredebilirdik. Neden bu dünyanın kahrıyla yaşıyoruz? Neden sevdiklerimizi bir gün tek tek kaybetmek zorundayız?” diye düşündüğünüzü ya da bu soruların zihinlerinizi hep meşgul ettiğini biliyorum ben.. İşte bu sorular insanın yüreğimi sıkıştırır…“Her canlı bir gün ölümü tadacaktır” (enbiya35) İnsan, “Allah'ım neden? Neden ölüm ve çürümeyi bize tattırıyorsun?” “Neden aldığımız hazlar bir gün sonra ya da bir an sonra yok olup gidiyor?” Bu sorularla debelenip dururken bu ayet insanın zihninde bir şimşek gibi çakıyor adeta..Her canlı ölümü tadacaksa eğer o zaman bu dünyanın imtihan için yaratıldığı da kesindir. İmtihan için geldiğimiz bu dünyada yapılanlara baktığımızda sanki herkes ölmeyecekmiş gibi vurdumduymaz bir hayat sürdürüyor..İnsanlar birbirlerini kırıyorlar, dövüyorlar, sövüyorlar hatta öldürüyorlar..Yolda yürürken çok normalmiş gibi gelen birinin aniden size hışımla yöneldiğini görebiliyorsunuz. Trafikte yaşadıklarımız ise insanların 'insanlık onurunu' yitirdiğinin en ciddi delilleridir. Bileğine; pazularına; silahına ve servetine güvenen herkesin şımarık bir vahşi yaratığa dönüştüğüne şahit oluyorsunuz..Ölüm bize şah damarımızdan daha yakın..Bu yakınlığı, büyüklerimizin bize öğrettiklerinden almıyoruz da Sam Taylor Vood'un yaptığı All Little Deaht adlı videodan alıyoruz. Taklit hastalığı bizim genlerimize işlenmiş adeta. Her fırsatta batılılar ne derse onu yapıyoruz. Bir gün batılılar Cennet ve Cehennemin hak olduğuna ilişkin bir video yaparak önümüze koyarlar da onlara inanırsak; bunca ömür iddia ettiğimiz inancımıza ne olacak ya da öyle de olsa o inancımız bizi kurtarabilecek mi acaba? Öbür dünyaya göçerken ağzımızda kalan tek tat ölüm ve çürümenin tadı olacak çünkü ölümsüzlüğün tadını başka türlü alamayacağız.. Hayırlı cumalar diliyorum..                                           06 NİSAN 2012 CUMA

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler