7.04.2012

'KARNINI KAŞIYANLAR'!..

              Genelleme yaptığınızda olmuyor, ama yerinde kullanıldığı zaman da "cuk" diye oturuyor. Onlara her yerde ve her zaman rastlayabilirsiniz. Sağımız da solumuz da "bidon kafalılarla" dolu. Hepsinin ortak özellikleri aynı. "Ben" duyguları fazlaca gelişmiş. Kendilerinden başka hiçbir değer tanımıyorlar. Toplum içinde yaşamayı ve paylaşmayı bilmiyorlar. Aynı zamanda alabildiğince de saygısızlar..Geçtiğimiz hafta içinde ismini veremeyeceğim bir yerde güncel konuları tartışırken, vergiden, 4+4+4'den, teşvik kredilerinden de söz ettik..Hayata sürekli karamsar bakan; bardağın boş tarafını gören ve sürekli "öf, pöf" yaşayan, yılda en fazla kiraya verdiği evinin gelirleri, kullandığı lüks arabası ve okuttuğu çocukları için ödediği  400 lira civarında bir vergi için bile : "Biz yiyemiyoruz, al sen ye diye verdik" şeklinde düşünmesi beni çok düşündürdü gerçekten..O tartışma sırasında benim de "Haklısın, doğru söylüyorsun" tavrı içine girmemi beklerken, hiç de ummadığı bir cevapla karşılaştı. "Yahu, Allah'tan kork" dedim : “ Yemişsin yiyeceğini. Kazanmışsın, Çocuklarını istediğin her okulda okutabiliyorsun, daha 5 sene öncesine kadar hastane kuyruklarında, ilaç kuyruklarında ömrünü tüketirken şimdi istediğin hastaneye gidiyorsun ve istediğin eczaneden de ilacını alıyorsun ama hala daha 3-5 liralık katkı payını ağzına vird ediyor sakız gibi çiğniyorsun..Allah daha çok versin. Şunun şurasında 400 lira bir vergi ödüyorsun.. Bu da senin vatandaşlık borcun!.” Ne dese beğenirsiniz? "Öyle ama" cevabını verdikten sonra devam ederek : “Doğru yere gideceğini bilsek, sesimizi çıkarmayız. Ben bu paranın doğru yere gideceği konusunda şüpheliyim..” (!..)
                                                                                ***
              Ne denilebilir böyle bir tavır karşısında?.Ben böyle insanları öyle yakından tanıyorum ki; anlatsam siz de okuduklarınıza inanamazsınız..Çok yakınımda öyle insanlar var ki; ömrü boyunca doktora her gittiklerinde, istedikleri ilacı yazmayan doktorların dinine imanına küfrederler; zenginleri sürekli eleştirirler; sürekli hükumetleri eleştirirler ve darbeci kafa yapılarıyla yıkmaya çalışırlar (tabii ellerinden gelse!..). Bu tavır içinde olan insanlara ne diyebilirsiniz ki?!..Hiç!. Sesimi çıkartmadım zaten..Muhtemelen o da arkamdan, "Deli midir nedir; hem parasını kaptırıyor, hem de alanları savunuyor" diye düşünmeye devam etmiştir!.
             İşte size bir “Karnını kaşıyan” ya da "Bidon kafa" örneği...Üstelik, çevremizde bunlardan o kadar çok ki. Kendilerine her türlü hizmetin verilmesini beklerler. En ufak bir kusur görürlerse ortalığı ayağa kaldırırlar. Söylemediklerini, yapmadıklarını bırakmazlar. İş vermeye geldiğinde ise ortalıkta görünmezler. Bir kuruşun hesabını yapıp, kaçırabildikleri kadar vergiyi kaçırırlar. Kalanını da elleri titreye titreye verirler.. Anlayacağınız sülük misali yaşayıp giderler!.Biliyorsunuz şimdi bankalarda, vergi dairelerinde, tapuda ve diğer kurum ve kuruluşlarda sıra var. Herkes fişini alıyor ve sırasını bekliyor..Ama gelin görün ki her yerde bol bol miktarda "Bidon kafalı" ve “Karnını kaşıyanlarla” karşılaşırsınız..Bazen sıranız gelmeden mesaş biter ama vatandaş mağdur olmasın diye bir ya da iki görevli bırakıp tatile girer kurumlar..İşte tam da o zaman dananın kuyruğu kopar..O tarafa kuyruktan iki-üç kişi geçiyorsa, hariçten dörtbeş kişi daha alınır..İsterseniz siz sırada beklerken önünüze geçen ya da geçirilen Birkaç kişiye : "ayıp ayıp utanmıyor musunuz" deyiverin..Yandınız!..”Bakın, ben imkânım bulunmadığından değil, öyle olması gerektiğinden sırada bekledim. Yoksa, rahatlıkla birini bulur, öne geçerdim..” deseniz de kar etmez..Hakkınıza tecavüz eden ve yanında getirdiği bayanı sıraya riayet etmeden içeri sokan personelin, "Ne varmış bunda" sözleri adeta beyninizde patlar bir anda!..Herkes böyle yapıyor. Baktım, hiç utanma yok. Adam hakka tecavüzü kendine hak görüyor. Yaptığı yanlışı savunuyor. Dayanamayıp bir gün birine sordum : “Kötü misal emsal olmaz. Onların yanlışı, sizin yanlış yapmanızı gerektirmez. Bu ülkede yakınlarını geneleve satan insanlar var. Onlar yapıyor diye bu davranışı da savunabilecek misin? " deyiverdim..”Ne biçim laf bu, ayıp değil mi, olur mu öyle şey" deyince, "İşte sizin bu yaptığımız da ayıp" dedim..Baktım ki, karşımdakiler "Bidon kafalı, Karnını kaşıyan", iş iyice çirkinleşecek, uzatmadım. Çıkarken , bu defa kuyrukta bekleyen, bütün olan biteni koyun gibi izleyen başka "bidon kafalılar" önüme çıktı. "Boş ver, Burası Türkiye,  olur böyle şeyler" dediler..Sayıları o kadar çok ki!..07 NİSAN 2012 CUMARTESİ


Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler