***
Şimdi yine diyeceksiniz ki; “bizi sevdiğinizden bahsederken evlilik konusu da nereden çıktı?”!. Günlük hayatımızın içinde yuvarlanıp giderken rahatsız olduğumuz durumlar var. Güncel konuların tantanasından biraz uzaklaşıp (ama şimdilik kaydıyla tabii) evlilik konusu ile ilgili bazı önemli özelliklere değinmek istiyorum..Beni bu konuyu yazmaya iten evlilik programlarının hala revaçta olmasından kaynaklanmaktadır..Bazı insanların ciddi kavgaları, anlaşmazlıkları yoktur. Evin içinde tatlı bir huzur ve işleyiş vardır. Kişilerin hem bireysel duruşları, hem "biz" olma hali, dünyanın en güzel akarsuyu şeklinde şırıl şırıl akıp gidiyordur..Ufak tefek hareketlilikler varsa bile, evli çiftlerin davranış alışkanlıkları hemen durumu tolere ediyordur..Bir de sürekli sorun yaşayan çiftler görürsünüz. Neyin ne olduğunu anlamazsınız bile, bir bakmışsınız ki ikisi kavgaya tutuşmuş! Ne zaman kavga ettiniz ne zaman birbirinize girdiniz? Onların yaşam şekli olmuş. Şikayet ediyorlar hallerinden ama neyin ters gittiğini ah bir anlayabilseler? İşte evliliğin tatlı bir arkadaşlığa, sevgi ve kabullenişe dönmesini sağlayacak bir takım şartları var..Ben bugünkü yazımda bu şartları daha doğrusu bu ölçüleri; şablonları vereceğim, sizler de bu ayzımı okuduktan sonra bu şablonu kendi evlilik hayatınıza monte etmeye çalışacaksınız..Bakalım size en çok uyan şablon hangisi? Evlilikte ortak payda mutlaka bulunmalıdır : En sade haliyle evin kullanımı şeklinde tarif edilebilir. Eşinizle evin kullanımı konusunda aynı fikirde olmanızı temsil eden ortak noktadır..Evin şekli şemali, odaların kullanımı, eşyaların yerleştirilmesinden tutun, insani olarak evin içinde yaşama şeklidir. Bu kimsenin aklına gelmez ama çok önemli bir faktördür. Birinin tercihi diğerine basit gelir, diğerinin tercihi ötekine banal gelir!. Çiftler farkında değildir ama bu ortak noktadaki uyumsuzluk nedeniyle o kadar çok kavga ederler ki! Hatta özellikle kadınlarda düğün alışverişinden başlayan gönül kırıklıklarının temel nedeni budur. Fiziksel ortak payda : Aynı yatakta yatma/yatmama, evin içini kullanırken çiftlerin birbirinden rahatsız olup olmama durumudur. Diyelim ki yatakta yatma şekliniz çok hareketli. Kıpır kıpır yatıyorsunuz, eşiniz tam tersine yatağın harp alanına çevrilmesinden rahatsız oluyor. Biri diyor ben böyleyim, diğeri diyor ben bu şekilde zıplayıp duran yatakta uyuyamıyorum. Bir bakıyoruz yataklar ayrılmış!. Evli çiftler farklı yataklarda yatmaya başlamış!.Bence en önemli ortak nokta cinselliktir : Mahrem hayata, mahremiyete bakışın aynı olmasıdır bu.. Birisine göre doğru olan tarzın, diğeri için saçma ve sapkın algılanması ciddi risktir. Ülkemizde ve inancımız gereği evlilik öncesi anlaşılması zor bir durumdur. İnsanlar aynı evin içine girince birbirlerine uygun olup olmadıklarını anlıyorlar. Ama evlilik öncesi belirli edep sınırları içinde kişilerin kendi durumlarını karşı tarafa dile getirmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. Her türlü haltı yemek için bir liman olarak gördükleri “Dini Nikah” kıydırmak isteyen gençlerin asıl konuşmaları gereken husus budur..Duygusal ortak nokta : Eşlerin birbirlerine karşı açık olabilmeleri, birbirleriyle duygularını paylaşabilmeleri ve paylaşımlardan sonra pişmanlık yaşamamaları durumudur. Maalesef pek çok kişi eşine karşı duygusal bir mesafe taşıyor!.Eşle paylaşılacak şey var paylaşılmayacak şey var tabii ki. Sonra da herkesin aklı başına Esra Erol'un evlilik programında geliyor!..Ben yazdım..Sizler bir göz atın evliliklerinize..Hangi şablon size göre?!.. 26 MART 2012 PAZARTESİ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder