27.03.2012

MERHAMETE BİLE LAYIK OLAMAMAK!..

                  
Başta Türkiye olmak üzere tüm Sünni devletlerin/kesimlerin, İslam dünyasının birlik ve beraberliği adına, her türlü tahrike rağmen, Şii alemini ihmal etmemeleri gerektiği fikrini hep savundum. Şu yazımı yazarken bile bu fikir, bende hala etkisini sürdürüyor ama Şii aleminin, tarih boyunca Sünni kesime karşı sürdürdüğü düşmanca tavırlarından bir nebze bile vazgeçmediğini görmekten de gerçekten acı duyuyorum..Bir Müslüman olarak, geröekten de acı duyuyorum..O koca kültür, o büyük medeniyet ve devasa şairler, demek ki şu millete mübalağalı bir övünmeden başka hiçbir şey bırakmamışlar..Ben isterdim ki devlet olmasa bile İran’ın STK’ları Suriye’deki mezalime karşı ayağa kalksın, insanlık adına bir duruş veya tavır sergilesin!.Ama nerede!..Hiç mi yüreği insanca vuran, acı karşısında tavır koymayı göze alabilecek erler yok koca İran’da? Bütün İran halkı, oluk oluk Sünni kanı akmasından keyif alıyor olamaz ya!.Bizim ülkemize gelen Suriye’li sığınmacı sayısı on binlerle ifade ediliyor!.. Kerbela olaylarının her yıl, hiç de uygun olmayan hal ve abartılarla anılmasının ne Şia’ya ne de Müslümanlara bir faydası yok!..Yalnızca nifak, kin ve nefreti çoğaltıyor..Kerbela şehidlerine ağlayanların gözlerinden Suriye’deki, Filistin’deki, daha dünyanın başka yerlerindeki zulümlere yaş akmayacak mı?!..Maalesef insanın vicdanını kör eden, muhasebe yapmasına mani olan, cinayeti, zorbalığı, zulmü cihat zannettiren bu halet-i ruhiyedir ki, Şeytan’ın bile insanın yaratılmasına itiraz etmesine yol açmıştır..Bu nasıl bir vicdan bağlanması ve nasıl bir akıl tutulmasıdır ki, koca bir Şii dünyasının Suriye’deki zulme karşı gözlerini kör, kulaklarını sağır, kalplerini basiretsiz kılıyor!. Değil Müslüman’a, insana bile yakışmayacak şu mezalime karşı Şii dünyanın tepkisiz ve duyarsız kalması gerçekten, ama gerçekten altı çizilerek üzerinde durulması gereken bir durumdur. Ben şu ana kadar İran’da kamu vicdanı diye bir tepki duymadım..İsrail’de bile defalarca halk, kendi hükümetlerinin Filistin’e karşı yürüttükleri mezalimi protesto ettiler. İran’da Musevilerdeki kadar da mı vicdan uyanıklığı yok?.Bu nasıl bir insanlık, anlamak mümkün değil!..
***
Tamam, Müslüman Arapların Sasani devletine yaptıklarını biliyoruz..Tamam, İranlıların milli gururu incindi. Ama o olayların üzerinden bin dört yüz sene geçti. Hala mı içlerindeki intikamı söndüremediler? Bu nasıl bir milliyetçi öfke ki, asırlardır bir zerre bile etkisini kaybetmedi. Güya evlad-ı resule reva görülene acıyorlarmış da bilmem neymiş de!. Geçin bunları..Kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz siz? Çünkü yüreklerinde gerçekten bir acıma duygusu olan insan, Suriye’deki acılara tarafsız kalmaz. Müslüman İran halkından söz ediyorum. Peki siz hiç duydunuz mu İran’da Suriye’deki zulme karşı bir tepki gösterildiğini? Demek ki Yezid’e öfke duymak zulme öfke duymak değilmiş. Öyle olsaydı Suriye’deki yeni Yezidiliklere de öfke duyarlardı. Hiç mi görmüyorlar şimdi o yezidin makamında oturan güya bir Şii’dir?!.Bundan önce yazdığım yazılarımda Esad’ın sonunun geldiğini yazmıştım ama olaya İran penceresinden hiç bakmamıştım..Yok aklım almıyor gerçekten, adamların hiç sesi çıkmıyor..Böyle insanlık olur mu hiç? Değil Müslümanların, gayrı Müslimlerin bile seyirci kalamadıkları bir zulme koca bir halk nasıl tepkisiz kalabilir? Yani zannediyorlar mı ki, böyle yapınca Suriye’deki zalim yönetim ayakta kalacak. İran ve Irak’ı bu kadar basiretsiz insanlar yönetiyor olamaz?.Ben gerçekten inanamıyorum..Hangi zalim ayakta kalmış ki İran, asırlık tecrübelerine rağmen basiretsiz bir inatçılıkla Suriye’yi destekliyor. Şimdi de neden Amerika gelip buralarda ahkâm kesiyor diye dert yanıyoruz. Niye gelmesin? Şu kadar Müslüman devlet kendi içindeki bir zulmü durduramazsa, şu ateşi söndüremezse, bir Cengiz Han’ın uzaklardan çıkıp gelmesi ve bize demokrasi(!) dersi vermesi niye zulüm olsun? Böyle giderse, bu topraklar daha uzun süre yabancı bayraklar altında hicrete mecbur kalır ve hem de müstahaktır ki kalsın!.Yazık halimize çok üzülüyorum..Bir zamanlar İzak Şamir’e “Kuran’da şöyle şöyle deniliyor. İsrail’i çok kötü bir akıbet bekliyormuş, ne dersiniz” diye sormuşlar. Şamir’in cevabı kısa olmuş : Ne siz o Müslümanlarsınız, ne de biz o Yahudileriz!.” Evet, maalesef biz Müslümanlar daha merhamete layık olmayı bile başaramadık!.Kendimize mi acıyalım yoksa insanlığın haline mi?!.. 27 MART 2012 SALI

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler