28.03.2012

KÖKÜ DERİNLERDE OLANIN DALLARINA ŞAŞIRMAYIN!..

 
               Bugün Afganistan’da var olmamız büsbütün bizim kendi irademizle olmasa da orada var olmamız şarttır..Çünkü Afganistan hem siyasi hem dini hem de milli sebeplerle ilgisiz kalamayacağımız bir ülkedir..Fakat ne acıdır ki Afganistan, konumundan dolayı 1979 yılında Sovyet işgalinden bu yana savaş halindedir..Bu coğrafyanın insanı o gün bu gündür çaresizdir ve acılar içindedir..Bizim İma Hatip Lisesini bitirip de meslek hayatımıza başladığımız yıllar olduğundan bu işgali çok iyi hatırlıyoruz ve bütün konuşmalarımızda aylarca Afganistan işgali hakkında konuşmuştuk..”Bizim oralarda ne işimiz var!..” diyenleri duyduğumda irkilmiştim ancak yazmak bugüne nasipmiş..Bizim Afganistan’da olmamızın bir değil birçok sebebi vardır..Her şeyden evvel; Afganistan da olmayan bir Türkiye’nin Orta Asya’da olması çok zordur.  Bunca güç odaklarının orada emelleri varken bize bırakırlar mı, gibi bir soru akla gelebilir. Doğrudur ancak bugünkü oradaki konumumuz  hiç orada olmamaktan daha iyidir..Bunun dışında; Afganlıların Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu insanının yanında olmasından dolayı onlara karşı vefa duygumuz  mutlaka olmalıdır.  Ayrıca , Afganistan sünnî bloğun önemli bir yerinde durmaktadır. Bugün oraya yapılacak bir yatırım Türkiye’nin elinin gelecekte güç kazanması anlamına gelmektedir..Sonra; Afganistan’da yaşayan Türk nüfusudur.  Bugün bu ülkedeki Türk nüfusun sayısı ile ilgili sağlıklı bilgiler mevcut değildir. Çünkü bu yüzyılın başından bu yana bu ülkede sağlıklı bir nüfus sayımı olmamıştır. Afganistan’da Türk dilini konuşan geniş bir Türk topluluklar zinciri vardır. 1954 de Louis Ligeti ve 1962 de H.F Schurmann’ın araştırmalarına göre; bu ülkede en fazla nüfusa sahip olan Türk topluluğu Özbeklerdir.. Sonra onları; Türkmenler, Afşarlar, Kazaklar, Kırgızlar Horasan Türkmenleri ve  Karakalpaklar izlemektedir..Ancak her dil gurubuna ait Türklerin sayılarıyla ilgili kesin bilgi mevcut değildir. Maalesef buradaki rakamlar ve bilgiler Batılı araştırmacıların tahmini bilgilerinden ibarettir..Bu konu ile ilgili olarak yaptığım küçük çaplı bir araştırma sonuçlarına göre 1962 de H.F Schurmann bu ülkedeki sadece Özbek nüfusun 500 ile bir milyon arasında olduğundan bahseder. Alman coğrafyacı Erhard Franz ise 1970 yılındaki araştırmasında Afgan Türkmenlerinin nüfusunun 390 bin civarında olduğundan bahseder..
                                                                                    ***
                 Bu ülkede  1966 yılında Türkler üzerine araştırma yapan Max Klimburg, ‘’Afganistan’da  yaşayan Türk Topluluklarının hemen hemen tümü hiç incelenmemiştir.’’ demektedir. Maalesef bu yazarın 46 yıl önce belirttiği bu görüşü hala çok geçerlidir. Afganistan’da şehit düşen askerlerimizin ardından; ‘’Bizim Afganistan’da ne işimiz var!’’diyen siyasetçi ve yazarları dinleyince insanın irkilmemesi mümkün değil.  Kökü derinlerdeki bir çınar ağacının budanan dallarının yeniden ileriye atılmasını anlamamak gibi bir şey bu!.Kaldı ki bugün Afganistan’da 50 ülkenin askeri mevcut. Üstelik biz orada savaşmak için de var değiliz. Tam aksine lojistik destek için varız ve varlığımızdan Afgan halkı da rahatsız değil. Oradaki varlığımız her ne kadar işgalcilerin ekmeğine yağ sürmek gibi algılansa da Afganistan’daki Türk askeri oradaki birçok insana güven vermekte hatta kimi Batılı askerlerin Irak’taki gibi aleni zulüm yapmalarını engellemektedir..Rahmetli Turgurt Özal vizyonu olan ve büyük düşünen bir liderdi. Afganistan’daki Özbeklerin lideri Raşit Dostum’a kendi makam arabasını hediye etmişti. R. Dostum’un ailesini de Türkiye’ye getirerek onları himaye etmişti..Ben bu yazımı yazarken hep düşündüğümü sizlerle de paylaşmak istedim : Türkiye’nin küçük  düşünme gibi bir lüksü yoktur. Küçük düşünen bir Türkiye bölgesinde bertaraf olur. Bölgesinde bertaraf olan bir Türkiye’nin varlığı tartışmaya açılır. Türkiye, etrafındakilere etkisiyle Türkiye’dir. Etrafındakilerden koparılmış Türkiye ,bu bölgede yaşatılmayacağı gibi, etrafındakiler de Türkiyesiz yaşayamaz. Bugün Türkiye olmazsa Suriye’den, kim söz edebilir? Bugün Türkiye olmasa, Irak’tan kim söz edebilr? Balkanlardaki Müslüman varlığından kim söz edebilir.  Arap baharından kim söz edebilir? “One minute” denmeseydi İsrail bugünkü kadar sorgulanabilir miydi? Etrafındaki etkisinin farkında olmayan bir Türkiye’yi kim ciddiye alır?.                   28 MART 2012 ÇARŞAMBA

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler