1.04.2012

NE OLACAK BU SURİYE'NİN HALİ!..

 
          Dünyanın gündemiyle yakından ilgilenen çok sevdiğim bir dostum bana dün dedi ki; “Ne olacak bu Suriye'nin hali?” Özellikle Arap Baharı’nı çok yakından takip eden dostum, Müslümanların başına gelenlerden gerçekten büyük acı duyuyordu. Her şey kafasında yerli yerine oturuyor ancak Suriye’de olanlara tam anlam veremiyordu. Sağduyusuna ve basiretine güvendiği bana bunu sormaya karar vermiş, dün geldi yanıma..”Suriye’nin ve Esed’in akıbeti ne olur sence?” dedi..Ben de dedim ki; biz kendi düşüncelerimizi değil de Kur'an ayetlerine bakalım mı birlikte?!..Hay hay dedi..Ben de zaten sizden bunu bekliyordum, dedi. Madem o sevgili dostum merak edip sordu, gelin birlikte bakalım Kur'an ayetlerine : “Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine?” (Fecr,6) “Kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a?” (Fecr,10) “Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.”(Fecr,11) “Oralarda kötülüğü çoğalttılar.” (Fecr,12) “Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.”(Fecr,13) Sevgili dostum endişeyle devam etti ve aynen öyle, haklısın dedi. Evet aynen öyle, dedi, bu Esed de babası gibi ülkesinde azgınlık ediyor, kötülüğü çoğaltıyor, ancak kimse kendisine güç yetiremeyecekmiş gibi hâlâ devam ediyor! Ne olacak bu işin sonu? Dostum devam etti ve dedi ki : “İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?” (Beled,5) “Gerçi şimdi BM ‘in girişimiyle ateşkes ilan ettiler. Bundan sonra inşallah kan dökülmez’’ !..

                                                                                 ***

          Biz yine Kuran’la devam edelim mi : “Bir mümin hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların kendileridir.” (Tövbe,10) “Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.”(Tövbe,12) Bir yandan çaylarımızı yudumlarken sevgili dostum devam etti : “Bütün bunlar yetmiyormuş gibi İsrail de yine Gazze’yi bombalamış. Bu ne küstahlık bu ne kibir böyle” O konu ile ilgili de Kur'ana baktık birlikte : “Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına : Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.”(İsra,4) “Bu İsrail’in yalan politikasına ve şımarıklığının sonu ne olacak böyle?’’diye sürdürdü sölerini dostum..Ona da aynı yöntemle cevap vermeye çalıştım : “Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.”(Kamer,26) “O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.” (kamer,45) 'Bütün bunlar ortadayken güya kardaşımız dediğimiz Azerbaycan İsrail’e üs veriyormuş!' dedi sevgili dostum..Yine Kur'andan cevap verdim dostuma : “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat,6) Dostum, 'Ya şu Libya’nın durumuna baksana! Kaddafi gitti ama şimdi de Müslümanlar birbirini yiyor!' dedi..Kur'anın buna da bir cevabı vardı kesinlikle : “Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin…”(Hucurat,9) “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”(Hucurat,10) 'Peki şu Amerika’nın haline ne demeli!.Bütün dünya sanki kendi mülküymüş gibi hareket ediyor. Her yere eli yetiyor, gücünün yetmediği iş yokmuş gibi davranıyor.' Buna da Kur'an cevap verdi : “Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir.” (Hadid,2) Endişeli dostum devam etti ve dedi ki : 'Şu dünyanın ahvaline bak ki zalimler hep mazlum kanı dökmeye mazlumlar hep ağlamaya devam ediyor. Böyle giderse zalimler Müslümannların soyunu kurutacak!.' Buna da Kur'andan bir cevap buldum : “Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.” (Tövbe,51) Hiçbir zalimin zulmü ebedi olmamıştır. Bu zulüm mutlaka bir gün bitecek ve akan kan bir gün mutlaka duracak..Sevgili dostum bir ara sevgili aile dostumuz değerli, hukukçu Av. Hüseyin Burhan Hayran'a getirdi..Dedim ki; 'El Mukadderu La Yuğayyar' Ancak bizlere düşen mutlak sorumlulular var dedim. Nemelazımcı olursak, görmezden, duymazdan gelirsek, yapmamız gerekni zamanında yapmazsak, zamanında ve yerinde müdahale etmezsek o ateş bir gün bizi de yakar!..'        02 NİSAN 2012 PAZARTESİ

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler