3.04.2012

KILIÇDAROĞLU'NA TEŞEKKÜR EDERİZ!..

     
          Sevmesem de, desteklemesem de, oy verme ihtimalim hiç olmasa da bugün “yiğidi öldür ama hakkını ver” kuralınca, eğitim reformunda işleri çok kolyalaştırdığı için sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na çok teşekkür ediyorum..Aşılması zor engellerin önünü bir bir açtı sağolsun..Sayesinde her zor bilinen iş, kolay hale geldi..Tandoğan'da toplanan çok az sayıda partiliye hitap ederken kullandığı uslubundan bunun böyle olacağını anlamıştım zaten..Çünkü Melih Gçkçek'in de dediği gibi 'polislerle alana gruplar halinde getirilen işçilerin dışında orada kendiliğinden toplananların sayısı 4.000' kişinin gösterdiği ilgi ve alakadan anlamıştım işlerin ne kadar da kolay olacağını..Sağolsun Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde bu ülkede yapılamayanlar yapılır, dokunulamayanlara dokunulur oldu..Barajlar yıkıldı, büyük reformların önü teker teker açıldı..Ama sayın Deniz Baykal döneminde, CHP böyle miydi? O dönemde CHP çok mükemmel bir fren görevi yapardı..Ne yapar yapar AK Parti’nin, Başbakanın rahat adım atmasının bir şekilde önüne mutlaka geçerdi..Ancak Kılıçdaroğlu döneminde CHP’nin frenleri tamamen boşalmıştır ya da zayıflamıştır..Deniz Baykal, sayısal ağırlığı olmasa da partisinin ‘siyasal ağırlığını’ çok iyi kullanan bir liderdi.. Çıkardı kürsüye saatlerce konuşur, milleti gerim gerim gerer, korkutur, tehdit eder, kıyametleri koparırdı..O haliyle hiçbir zaman iktidar alternatifi olamasa bile, CHP’nin değişmeyen seçmeni, halinden pek şikayetçi olmazdı, Baykal döneminde..Çünkü onun döneminde AK Parti istediğini yapamazdı..

***

Deniz Baykal, Partisinin yeni bir şeye ihtiyacı olmadığını düşündüğü için, yeni bir şeyler yapılmasına genellikle hep karşı çıkmıştır. O’nun döneminde her şey tozlu raflarda beklerdi. Kemal bey döneminde ise her şey raftan inmeye başladı..Pek çok şey, hayal iken bu ülkede gerçek olmaya başladı..Mesela Kılıçdaroğlu döneminde asker siyasetten elini ayağını çekti ve asıl durması gerekn yer olan kışlasına döndü..Yüksek yargıdaki CHP hegemonyası Kılıçdaroğlu döneminde tamamen kırıldı..Yargıtay, Danıştay, HSYK, CHP’nin arka bahçesi olmaktan birer birer çıkarıldı. Anayasa Mahkemesi’ndeki CHP bayrağı ‘yarıdan daha aşağıya indirildi.’ Şimdilerde yas var oralarda yas!..Süheyl Batum’un yazıklanmasında olduğu gibi, dün Meclis’ten geçen kademeli eğitim paketini “artık Anayasa Mahkemesi’ne götürsen ne yazar götürmesen ne yazar!..” Eğer bugün 4+4+4 kademeli eğitim sistemine geçilebildiyse, bunda en büyük pay Kemal Kılıçdaroğlu’nundur..Bunu kimse inkar edemez.. O bakımdan İmam Hatip kökenli biri olarak kendisine tüm içtenliğim ve samimiyetimle teşekkür ediyorum..O’nun sayesinde bu mümkün olmuştur..Birkaç yıl önce yapılması hayal bile edilemeyen böyle bir düzenleme, Kemal beyin ‘kolaylaştırıcı’ misyonu sayesinde Meclis’ten geçebilmiştir..Grup toplantısını meclisteki grup odalarında kendi kendilerine daha iyi değerlendirmeler yapabilecekken Tandoğan meydanına topladıkları sendikalı işçilerine bile bu konuyu yeteri kadar anlatamamıştır..Kundaktaki bebeklerin bile artık inanmayacakları bir şekilde; “Şu kalabalığa bakın, şu meydanları hıncahınç dolduran insanlara bakın..Ellerine Türk bayraklarını almışlar da gelmişler!..” demesi kadar gülünç bir şey olamazdı..Onları o şekilde 'bindirilmiş kıtalar' halinde meydanlara Tüek bayrakları ile toplarken aslında zihinlerinin arka planında yatan 'Cumhuriyet Mitingleri' ve “Say bakalım biz kaç kişiyiz” yatıyordu ama olmadı. Onlar Tandoğan meydanında esip gürlerken 4+4+4 yasası olması gerektiği gibi meclisten geçiverdi..İsterseniz, şimdi siz de bir gözünüzün önünden bir geçirin geçmişi..Bugün CHP’nin başında Baykal olsaydı, bu paket üzerinden derhal bir rejim tartışması başlatır mıydı, naşlatmaz mıydı?!.BAşlatırdı değil mi?!..Laiklik elden gider miydi, gitmez miydi?!.Giderdi değil mi?!..Ama Kılıçdaroğlu, rejim dememeye yeminli olduğu için, CHP bu defa bu enstrümanları kullanamadı..Hayal gücünü zorlayarak hükümetin buradan yandaşlarını zengin edeceği tezini kullanıp, hiçte inandırıcı olmayan sözler söyledi..Rejim kavgası çıkmadığı için de, 28 Şubat’ın köküne kibrit suyu döküldü, İmam Hatiplerin kolayca önü açıldı..Fena mı oldu? Hiç de değil..Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı İmam Hatipli..Bankalar da batmıyor artık!. 03 NİSAN 2012 SALI

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler