23.03.2012

KESİNTİSİZDE UZLAŞMA MI VARDI!.. ***HAYIRLI CUMALAR***

              Kesintisiz 8 yıllık eğitim getirilirken uzlaşma mı vardı ki; 4+4+4'de olsun?!.Her şey için “biz yaptık da oldu” mantığını ön plana çıkaranlar, anlaşıldı ki tasarı kanunlaşana kadar boş durmayacaklar..Komisyondaki görüşmeler sırasında özellikle CHP tarafından ısrarla gündeme getirilen ‘uzlaşma’ talepleri, bu defa değişik bazı çevreler tarafından gündeme getirilmeye çalışılıyor..Dikkat edin hepsi de bir tek noktadan idare ediliyor..Uzlaşma’dan ne anlaşıldığı ise apaçık belli : Bütün mesele eğitimin kademeli olmasının önüne geçebilmek. Bunun sağlanabilmesi için de, bazı çevrelerin bütün imkanlarını kullanarak son ana kadar uğraşacaklarını (daha doğrusu savaşacaklarını) şimdiden söyleyebiliriz..Tartışmanın görünür taraflarını aşağı yukarı televizyonlardan izlediğimiz kadar bilebiliyoruz. İktidar ve İnsanımızın büyük bir çoğunluğu, eğitimde yıllardan beridir sürdürülen kesintisiz belasının artık sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyor. Son hazırlanan ve kısaca 4+4+4 olarak bilinen tasarı, en azından kademeli eğitimi geri getirdiği ve imam-hatipler’le beraber meslek eğitimi ile ilgili düzenlemelere imkan tanıyacağı için benimsenmiş durumda..Toplum da bunu benimsiyor daha insani, daha medeni ve daha demokratik olduğu için..Benimsemeyenler sadece kendilerini ortaçağ karanlıklarından kurtaramayanlar ve utanılası geçmişlerine sıkı sıkı sarılanlar..Başta siyasi partiler ve bazı sivil toplum kuruluşları olmak üzere düzenlemeye muhalefet edenler; esas dertlerini dile getirmekten kaçınarak, birtakım sloganların ardına sığınma ihtiyacı hissediyorlar..Neden? Çünkü gerçek niyetlerini halka anlatsalar ya da gösterseler kesinlikle sandığın dibine gömülürler..Millete rağmen milletin değerlerine savaş açanların sonu hep hüsran olmuştur..‘12 yıl mecburi eğitim’in ne demek olduğu sanki anlaşılamamış gibi, kız çocukların eğitimden mahrum kalacağı, çağdaşlık, bilim vb. sözler havada uçuşuyor adeta..Bu milleti hala “saf” sanıyorlar..Hala “karnını kaşıyan” sanıyorlar..

                                                                                 ***

              Başta CHP olmak üzere muhalif tavır takınan partiler, tasarı aleyhine açıklamalar yapan belli başlı sivil toplum kuruluşları, açık bir şekilde şunu diyorlar : ‘İmam-Hatiplerin orta kısımlarının açılmasını, kademeli eğitim sayesinde çocukların Kur’an Kursları’na giderek, isteyenlerin de hafızlık eğitimi alabilecek olmasını, kabullenemiyoruz’..Ama bunu erkekçe, delikanlıca çıkıp da söylemiyorlar..Lafı eveliyorlar bir de ardından geveliyorlar!.Bu tavır, Milletimizin söz konusu tasarıyı nasıl sahiplendiğini bilmelerinden ileri geliyor olmalı. Çünkü bugün ortadan kaldırılmaya çalışılan düzenlemeyi yaparken : ‘Siyasi hayatıma mal olsa da…’ ile başlayan nutuklar atan siyasetçi ve partisinin ne hale geldiğinin; tarumar olup tarihin çöp sepetine fırlatıldığının farkındalar..Komplo teorisi olarak değerlendirilebilir belki, ama bana öyle geliyor ki, söz konusu tasarının tarafları sadece gözükenlerden ibaret değil.. Türkiye’nin, ‘kendi haline bırakılamayacak kadar önemli bir ülke’ olduğu söylenir hep. Ülkemizin geleceğini biçimlendirecek çocuklarımız ve gençlerimizi yetiştirecek eğitim-öğretim sisteminin ‘nasıl olması gerektiği’ hususunda, çok değişik fikirlere sahip birtakım çevreler olduğunu kabul etmek gerek..Doğrudan devreye giremeyecek bu mihrakların, ‘8 yıllık kesintisiz’le kazandıkları mevziiyi kolay terk etmek istemeyeceklerini de varsayabiliriz.. Mevziyi terk etmek istemeyenler gördüler ki İamm Hatipliler ülkenin başına geldiklerinde hırsızlık, soysuzluk, talan, ihanet, ahlaksızlık, dolandırcılık yapamıyorlar, onun için gerekirse savaşacaklar; içerideki piyonlarını cepheye sürecekler ve bu 4+4+4'ü engellemeye çalışacaklar ama bu millet bunlara asla fırsat vermeyecektir, bundan kimsenin şüphesi olmasın..Bu kesimler, kademeli eğitime mani olmak için ellerinden gelen bütün gayretleri göstereceklerdir. Tabii ki motive ettikleri birtakım aracılar marifetiyle..Bu konuda açıktan tavır almak yerine, karnından konuşanların bu aracılar olduğunu düşünebiliriz..Binaenaleyh hep öyle olmamış mıdır!!!..8 Yıllık kesintisiz eğitimin; sadece imam-hatiplere darbe vurmakla kalmayıp, aynı dönemde ‘bütün bir meslek eğitimini de yok olma sınırına getirdiğini’, kesinlikle unutmamak gerek..Kanunlaşana kadar bu tasarıyı durdurmak için yürütülecek çabaların anahtar kavramı ‘uzlaşma’..Ama hangi konuda ve kiminle?!.8 yıllık kesintisiz eğitimi uzlaşmasız olarak emrivaki yapanlarla mı?!.Uzlaşma yok!..Hayırlı cumalar..      23 MART 2012 CUMA

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler