26.02.2012

BİR YIL ÖNCE 28 ŞUBAT'A BİR GÜN KALA!..

                     

              27 Şubat 2011’de, Ankara’da, vefat eden eski başbakanlarımızdan rahmetli Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı, milletimiz, her yıl 27 Şubat’ta muhabbetle, hürmetle, minnetle, hasretle ve dualarla anacaktır. Vefatının ilk sene-i devriyesinde Erbakan Hoca’yı Allah’tan rahmet dileyerek ben de anıyorum..Prof.Dr. Necmettin Erbakan, 1969’da Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek atıldığı siyaseti, ömrünün sonuna kadar sürdürdü; devrimci ve öncü bir lider olduğunu kimse inkar etmiyor..Tarihe Milli Görüş partileri olarak geçen Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Saadet Partisi’nin liderliğini yaptı. Milletvekili, bakanlık, başbakan yardımcılığı ve başbakanlık görevlerinde bulundu. 40 yıllık siyasi hayatında beş kere partisi kapatıldı..Davası uğruna cezaevine defalarca girdi..Siyasi suçlu haline getirilip siyaseten kaç defa idam edildi!. Erbakan’a göre, Ahkam-ı İlahiye’yi ayakta tutan siyaset, İslam’ın omurgasıydı ve siyasi hizmetler de cihaddı..

                                                                              ***

              Bizim gençliğimizde; lise yıllarımızda Prof.Dr. Necmettin Erbakan, Milli Selamet Partisi lideriydi, çeşitli hükumetlerde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Şahitlik ettiğimiz MSP döneminde Erbakan Hoca sanayileşmeyi ülke gündemine taşıdı, şeker fabrikalarını kurdu, Et ve Balık Kurumları’nı açtı..Erbakan Hoca Kıbrıs mücahidi ve gazisidir; harekat onun inanç, cesaret ve gayretiyle kotarılmıştır.. Erbakan’ın en büyük ideali, savunma sanayini kurup Türkiye’yi dünyada etkili bir ülke haline getirmekti ama derin yapı onu Hiçbir zaman rahat bırakmadı..Erbakan Hoca, 28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 tarihleri arasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti’nin Başbakanı’ydı : Milli Görüş Hareketi'nin tarihindeki en büyük siyasi başarıyı elde ettiği 1995 seçimlerinde Refah Partisi, aldığı yüzde 21.37 oy oranı ve kazandığı 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Doğru Yol Partisi (DYP) ile Anavatan Partisi (ANAP) arasında kurulan kısa ömürlü koalisyon hükümetinin istifasından sonra DYP ile kurduğu REFAHYOL hükümetinde, 28 Haziran 1996'da Başbakan olarak göreve başladı..Refah Partisi lideri olduğu dönemde, REFAHYOL hükümeti Başbakanı olarak devleti denk bütçeyle yönetmeyi gündeme getirdi, havuz sistemini ve D8 topluluğunu kurdu. 28 Şubat post-modern darbesi ile Erbakan istifa etmeye zorlansa da bu teşebbüs ilk etapta başarıya ulaşamadı..Erbakan, başbakanlık görevini Tansu Çiller'e devretmek amacıyla 18 Haziran 1997'de Cumhurbaşkanı Demirel'e istifasını sundu. Ancak ne hikmetse Demirel, yeni hükumeti kurma görevini, mecliste çoğunluğa sahip Doğru Yol Partisi'nin genel başkanı Tansu Çiller'e değil, Mesut Yılmaz'a verdi. Mesut Yılmaz'ın liderliğinde Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Türkiye Partisi koalisyonu ile kurulmuştu. Demirel’in görevini kötüye kullanması, darbecileri hedefine ulaştırdı ve 28 Şubat müdahalesi siyasi tarihimize geçmiş oldu, Demirel sayesinde..Böylece 28 Şubat müdahalesi, Çankaya’daki ömrünü bir dönem daha uzatmak isteyen Demirel’in oyunuyla REFAHYOL hükümetinin yıkılması, Refah Partisi’nin kapatılması ve Erbakan’a 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesiyle sonuçlandı..Erbakan Hoca’yla 90'lı yılların başında seç,im arefesinde geldiği Bolvadin'de, Köksal Toptan, Ethem Kelekçi ve Birkaç milletvekili ile birlikte şereflendirdikleri camimizde kıldıkları cuma namazından sonra görüşme fırsatını buldum..  Benim açımdan çok yararlı olan bu görüşmeyi, beni işaret ederek Köksal Toptan'ın koluna hafifçe dürtmesinden sonra ben talep etmişti.. Allah gani gani rahmet eylesin rahmetli Erbakan Hoca da beni kırmamıştı..Rahmetli rbakan'ın Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil'e olan hayranlığını biliyorum..Güçlü sanatın, iyi bir eğitimin üstünde yükseleceğini ve bu yüzden siyaseti öncelemek gerektiğini her zaman söylediğini biliyorum..Güçlü sanatın, öyle Bedri Baykam gibi birkaç dengesizin çıkıp da bir ideolojiyi bağıra bağıra savunmasına benzemediğini; Milletin geleceğini karartma pahasına 50 sene geri götürmek için darbe yaptıktan sonra Marmaris'e yerleşip de NÜ (çıplak kadın resmi) yapmaktan ibaret olmadığını da ben rahmetli Erbakan'dan duymuş ve öğrenmiştim..Devletini ve milletini seven bir lider olan ve yaptığı hamlelerle, yatırımlarla gönüllerde taht kuran Erbakan için birer fatiha okumak boynumuzun borcu olsa gerek..                                       27 ŞUBAT 2012 PAZARTESİ

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler