Bir
ülkeyi vatan yapan,
bir
toplumu millet yapan biraz da ortak acıların,
ortak
mutlulukların,
ortak
hislerin de varlığı..
Onca
ayrışmanın üzerinden hâlâ bir noktada buluşabiliyorsanız,
geleceğe
dair umutların nüvesi bunlar..
Özellikle
de siyasi meydanların kızıştığı böylesi dönemlerde buluşulan kavşaklar
yıpranmış ilişkileri onararak,
toplumsal
gerilimleri insani düzleme çekerek, siyasetle erdemin birbirine ne kadar
yakıştığını gösteriyor..
Türkiye’de
zirveye çıkmış siyasi kutuplaşma içinde geçen hafta bir uzlaşı noktası oluştu..
Meral Akşener’e yönelik ortaya atılan ‘kaset’ iddiası akl-ı selimi ortak
noktada buluşturdu..
***
Cumhurbaşkanı
başta olmak üzere,
Emine
Erdoğan ve Sare Davutoğlu Hanımefendiler böyle ahlak yoksunu iddiaların
karşısında olduklarını ortaya koyarak Akşener’e destek çıktılar..
Siyasi
rekabetin kızıştığı bir dönemde Başbakan meydanlardan iftiralara net biçimde
karşı durdu..
Meral
Akşener’in siyasi kimliğine bakılmaksızın,
iftiraya
uğramış bir insanın yanında durmak, iki açıdan önemliydi..
Siyasi
arenada sürdürülen mücadelenin ve adına dava denen hareketin kırmızı
çizgisinin, ahlaki değerler olduğunun göstergesiydi..
Ahlak
olmadan dava olmayacağı hatırlatmasıydı bu..
Devletin
en üst kademesi,
meydanlarda
demokratik eleştiri haklarını kullansalar da,
ortada
iftiraya uğrayan biri varsa,
durduğu
yer neresi olursa olsun buna her şartta karşı çıkarak aynı zamanda toplumsal
tabanın kültürünü de yeniden şekillendirdiler..
Çünkü
farklı mecralarda,
medyada,
akademide,
bürokraside
bu siyasi mücadeleye destek veren herkes,
desteklerinin
ahlaki eşik aşılmadığı müddetçe makbul sayıldığını görmüş olmalılar..
Yeni
Türkiye mücadelesine taraf olan herkes, ahlakın devre dışı bırakıldığı bir
yerde sesini yükselttiği oranda bu mücadele sahih,
haklı
ve başarılı olabilir..
***
Türkiye
demokrasisinin tüm gelişimine rağmen hâlâ ‘kaset’ üzerinden siyaset fikrinin
arkaikliği (kaderciliği) çok ayrı bir konu..
Türkiye’de
demokratik yollar dururken, siyaseti şantajlar ve montajlarla dizayn eden yapılanma
fikri daha başka bir konu..
Türkiye
işte bugün bu temel konunun kavgasını veriyor..
Devlet
içine çöreklenmiş bu yapı ortadan kaldırılmadan ve devlet yönetimi şeffaf,
adil
ve demokratik hale gelmeden,
kaset
vb. gibi anti-demokratik usuller toprağa gömülmeden bu sorunlu bakış açısının
yol açtığı diğer meseleler başımızı ağrıtmaya devam edecektir..
Türkiye
çok esaslı bir mücadele sürecinin içinde..
Mücadelenin
temeli 300 yıllık büyük medeniyet hesaplaşması yanında,
90
yıllık siyasi ve sosyal enkazın kaldırılmasına dayanıyor..
Bu
süreç,
ancak
ahlak ve vicdan pusulası şaşmadığı müddetçe en az kazayla atlatılabilir..
Daha
da ötesi temiz ve erdemli siyaset,
sadece
bugünün değil,
geleceğin
de siyasal kültürünü şekillendireceğinden etkisi nesiller boyu sürecektir..
Erdemli
siyaset duruşlarının örnekleri kuşkusuz siyasi arenanın tüm kesimleri için
geçerli.. Onlar da her durumda benzeri destekleri vermeliler ki,
bu
fazilet alanı daha da genişlesin..26 MAYIS 2015 SALI


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder