14.03.2012

SELDEN KÜTÜK KAPMA MESELESİ!..

       CHP bu konuda yalnız değil, kimse merak etmesin..Parlamento içi muhalefetin ve konuyla ilgili bazı sivil toplum kuruluşlarının durumları da, aşağı yukarı birbirinin aynı.. Yapılan açıklamalardan 4+4+4 girişimine karşı olduklarını anlıyoruz anlamasına da, bunun yerine ne gibi tekliflerinin olduğu hususunda hiç bilgimiz yok..Çünkü sürekli eleştiriyor olmalarına rağmen, beğenmediklerini açıkladıkları bu sistem yerine ne gibi bir sistem düşündükleri hususunda tek bir kelime bile etmiyorlar..Edemiyorlar..Karşı çıkışların ana merkezi, her zamanki gibi CHP..Tasarının Milli Eğitim Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında bu partiye mensup bir milletvekilinin 12.5 saat boyunca konuşması, karşı çıkış hareketinin zirvesini oluşturdu..12.5 saat konuşmuş…Tamam anladık da ne konuşmuş? Yeni bir sistem mi getirmiş? Yeni bir teklif mi? Dinleyenler arasında değildik ama sadece tasarıya karşı olduğunu söylemek için bu kadar konuşmuşsa, yazık olmuş.. Bu süre içerisinde tasarıya alternatif teklifler de getirmişse eğer, millet olarak duymak isterdik..Karşı olanların hepsine soruyorum; ne gibi bir teklifiniz var sizin? Eğitim sistemi ile ilgili neler düşündükleri, gerçekten merak konusu..

                                                                               ***

               Dile getirmekten kaçınsalar da, 8+4’ü düşünüyor olmasınlar sakın? Hatta sonraki rakamları bir kenara bırakarak, doğrudan ve sadece 8’i arzu ediyor olmaları ihtimali daha da yüksek..Kimse kendine pay çıkarmaya kalkışmasın. Açık açık söyleyemiyorlar..Daha doğrusu milletin kendilerini sandığa gömmelerinden korkuyorlar..Mertçe, yiğitçe çıkıp milletin gözlerinin içine baka baka “biz eskisi gibi 8 yıllık zorunlu eğitimin kalmasını istiyoruz. İmam Hatiplerin canına od tıkamaya devam edilsin.. Kur'an kurslarına gitme yaşının eskiden olduğu gibi 15 olarak kalmasını istiyoruz” diyemiyorlar..Diyemezler çünkü millet “analarını belliyor”!.. Her seçimde kan kaynede kaybede bu hale geldiler.. Hep dine diyanete karşı çıktıklarından bu hale geldiler..Doğrudan ve herhangi bir ek olmadan 8’i, yani Kesintisiz Eğitim’i bal gibi de istiyorlar..Başta Sayın Başbakan olmak üzere, memlekette aklı selim sahibi herkesin ortak kanaati ile, tam bir felaket olarak değerlendirilen, şimdiki sistemi, bakmayın, ‘din dersi istiyorsanız açıkça söyleyin’ ya da ‘bu memlekette çocukların gerektiği gibi din dersi alabilmelerinin teminatı biziz’ gibisinden, söyleyeni de dahil kimsenin inanmadığı laflara..Çünkü bu sözleri söyleyen genel başkanın partisinde odaklanan zihniyetin, bu konuda ne gibi hayallere sahip olduğunu bilmeyen kaldı mı memlekette?.Bu kesimin, Milletimizin çocuklarının nasıl bir eğitim alması -daha doğrusu almaması- gerektiği hususunda, oldukça ilgi çekici fikirlere sahip olduklarını, biliyoruz..Dünya alem biliyor.. Eğitim ciddi bir mesele. Eğitim şart hatta..Eğitimin önemi konusunda sürekli olarak söylenen lafları sık sık dinleyip, bu önemli işle ilgili teklifi beğenmediklerini söyleyen ama kendi teklifleri konusunda nedense ağızlarını bile açmayan muhalefet partileri ve bu konuda güya müthiş fikirler ürettiklerini zanneden sivil toplum kuruluşları ile muhatap olmak, doğrusu can sıkıcı bir durum..CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun temsilciliğine soyunduğu bu ekibin söyleyebildiği en cesur söz, ‘gelin el ele vererek, Milli Eğitim’le ilgili değişiklikleri beraber yapalım’ diyebilmek..”Elimizi uzatıyoruz!..Gelin tutun elimizi!..” gibi hamasi laflara bu milletin karnı tok..Git sen iktidarın elini tut, tutmak konusunda gerçekten samimiysen.. ‘Daha önceleri nerelerdeydiniz?’ sorusunu sormamak gerektiğinin bile malum olduğu bir ortamda ne desek boş!..Beraber çalışmaktan kastettikleri de sadece şu : “Anlaşıldı, siz bu işi yapacaksınız. Bari işin içine biz de dahil olalım da, böylelikle yapmayı düşündüğünüz değişikliklerin bir kısmını olsun, çeşitli bahanelerle sulandırabilelim.” Nitekim de öyle yapmadılar mı? Eğer en ufak bir ışık görebilirlerse, pazarlığa ‘kesintisiz’den başlayacakları da kesin…Tabii kendileriyle pazarlık eden olursa..Konuya müdahil olma arzusunun arkasında yatan esas sebep, ‘ne kurtarırsak kardır’ şeklinde düşünüyor olmaları, yani “selden kütük kapma” meselesi..                                                                    l4 MART 2012 ÇARŞAMBA

Hiç yorum yok:

Blog Arşivi

Etiketler