Salı günü Ankara'daydım ve CHP mitinginin ortasında buldum kendimi..Akşam televizyon haberlerinde izlerken dehşete kapıldım. Meydanın hınca hınç dolduğunu söylediklerinde kendi kendime hayretler içinde kaldım.. Meydanda hareket etmek o kadar kolaydı ki hatta CHP'lilerin bile kendi aralarında “Kılçdaroğlu bu işi yanlış yapıyor!..Durmadan partiye itibar kaybettiriyor..” dediklerine bile şahit oldum. Alt komisyonda 4+4+4 yasasına yumruklarla karşı koydular beceremediler ve komisyondan yasa görüşmesinin geçmesine engel olamadılar. Şimdi de Meclis'teki direniş netice vermiyor..Anayasa Mahkemesi başvuruları, mahkemenin yeni yapısı sebebiyle muhalefete katkı sağlamıyor artık.. Cumhurbaşkanı deseniz, orada da Ahmet Necdet Sezer yok artık..Aslında benim o gün Tandoğan'da gördüklerim, sokağı harekete geçirme planının bir parçasıydı..Sanki orada toplananların hepsi de provokatör gib davranıyordu..Onun için herkes, daha duyar duymaz, Cumhuriyet mitingleri ile bağlantı kuruverdi..Muhtemelen de bu planı yapanlar, Cumhuriyet mitingi konusunu değerlendirmiş, artıları eksileri hesaba katmış, sonunda 'Bunu yapalım'a gelmişlerdi işi.."Bunu yapalım" demişlerdir, çünkü başkaca etkin muhalefet yolu kalmadığına hükmetmişlerdir..Aslında bu CHP'nin “etkin muhalefet yapamıyor”'unun tesciliydi..
***
CHP'nin vitrinde gözüken bir isim var biliyorsunuz : Muharrem İnce o isim..Belki ona Emine Ülker Tarhan'ı da ilave etmek lazım..Eski savcıyı yani..”Emine Bacı” diye tarif ettikleri milletvekili.. Her iki isim, militan hüviyetle arzı endam etmeyi seviyorlar nedense..Bu tavrın kendilerine yakıştığını düşünüyor olmalılar ki her fırsatta öyle arzı endam ediyorlar.. Muhtemel ki, Kılıçdaroğlu'na da bu iki isim, militanca bir tavrı empoze etmektedirler.. Son zamanlarda Kılıçdaroğlu'nun çizgi dışı konuşmaları bunun böyle olduğunu gösteriyor..
Kılıçdaroğlu'nun üslubunda her geçen gün daha çok "Muharrem İnceleşme" gözleniyor. Bu bir kuyruğa takılma olayı mı, yoksa oturup hep birlikte "Artık hırçınlaşmalıyız" kararına mı varılmıştır, bilmiyorum ama CHP muhalefetinin gittikçe daha çok küfür edebiyatına dönüştüğü bir gerçek..Bence de iş başa kalıyor ve başa dönüyor..Hani demem o ki ben hem Kılıçdaroğlu'nun hem de İnce ile Tarhan'ın bu tutumlarını kesinlikle yadırgamıyorum. Efendiliği ile tanınan CHP Grup Başkan Vekili Akif Hamzaçebi'nin bile, komisyon toplantısında, Başkan Nabi Avcı'ya seloteyp teknesi fırlatır hale gelmesi "vahşileşme" dozunun sirayet kabiliyeti açısından ilginç değil mi?. Hamzaçebi'yi ben şahsen de tanırım. Bizim Ordu'da sevgili aile dostumuz olan Fahriye Hanımın eşinin amcaoğlu. Kılıçdaroğlu'nun Tandoğan dili, çok kötü bir dildi..Orada onu dinlerken hayretler içinde dinledim ama işim olduğundan fazla da duramadım ve ayrıldım. Kalan kısmını da akşam haberlerde izledim.. Otur, küfür olabilecek tüm kelime ve deyimleri bul, sonra ondan bir konuşma metni çıkar. "Münafık" öyle mi, "kindar" öyle mi, "Hitler, Nazi" öyle mi? Bunlar konuşma mı Allah aşkına? Bunların neresinde eğitim var? Özellikle bu kelimelerin eğitimle ne alakası var bana söyleyebilir misiniz? Bunların neresinde bir mesaj bulunuyor, neresinde muhalefet var? Belli ki Tandoğan meydanına sağsan soldan toplanmış “bindirilmiş kıtalar” haindeki bir kitlenin yüreğinde var olduğu kabul edilen bir 'Tayyip Erdoğan düşmanlığı'na tercüman olunmak istenmiş..Aslında şunu düşündüm Tandoğan’da; Kılıçdaroğlu'nun Tandoğan'daki konuşmasını dinleyip de, önceden Tayyip Erdoğan düşmanı olmayan bir tek kişi, "Yaaa, bu Kılıçdaroğlu çok önemli şeyler söylüyor" diye düşünmüş olabilir mi? Ben hiç sanmıyorum..Rahşan Ecevit’in de orada olduğunu sonradan haberlerden izledim. Kaç yazar orada olsa ne olmasa ne?!..Ya sonra?!..Sonrası ne? Koca bir hiç işte!..İtiraf etmeliyim ki, Cumhuriyet mitinglerinde bir dinamizm vardı..Ama şunu da söylemeliyim ki; Cumhuriyet mitingleri, 28 Şubat'la iç içe bir hadiseydi. Dolayısıyla sırf o niteliği ile zaten sakatlık vardı..
Kılıçdaroğlu CHP'si, din, dindarlık, din eğitim konusunda, klasik CHP'den farklılaşmaya çalışıyor..Oysa Tandoğan'a yansıyan toplumsal görüntü, pek bu farkı dikkate almış gözükmüyor. Maalesef CHP'nin topladığı kitleler, hâlâ laikçi vurgu ile heyecanlanıyorlar. Geçin bu laiklik hikayelerini falan..Hayırlı cumalar diliyorum.. 30 MART 2012 CUMA
CHP'nin vitrinde gözüken bir isim var biliyorsunuz : Muharrem İnce o isim..Belki ona Emine Ülker Tarhan'ı da ilave etmek lazım..Eski savcıyı yani..”Emine Bacı” diye tarif ettikleri milletvekili.. Her iki isim, militan hüviyetle arzı endam etmeyi seviyorlar nedense..Bu tavrın kendilerine yakıştığını düşünüyor olmalılar ki her fırsatta öyle arzı endam ediyorlar.. Muhtemel ki, Kılıçdaroğlu'na da bu iki isim, militanca bir tavrı empoze etmektedirler.. Son zamanlarda Kılıçdaroğlu'nun çizgi dışı konuşmaları bunun böyle olduğunu gösteriyor..
Kılıçdaroğlu'nun üslubunda her geçen gün daha çok "Muharrem İnceleşme" gözleniyor. Bu bir kuyruğa takılma olayı mı, yoksa oturup hep birlikte "Artık hırçınlaşmalıyız" kararına mı varılmıştır, bilmiyorum ama CHP muhalefetinin gittikçe daha çok küfür edebiyatına dönüştüğü bir gerçek..Bence de iş başa kalıyor ve başa dönüyor..Hani demem o ki ben hem Kılıçdaroğlu'nun hem de İnce ile Tarhan'ın bu tutumlarını kesinlikle yadırgamıyorum. Efendiliği ile tanınan CHP Grup Başkan Vekili Akif Hamzaçebi'nin bile, komisyon toplantısında, Başkan Nabi Avcı'ya seloteyp teknesi fırlatır hale gelmesi "vahşileşme" dozunun sirayet kabiliyeti açısından ilginç değil mi?. Hamzaçebi'yi ben şahsen de tanırım. Bizim Ordu'da sevgili aile dostumuz olan Fahriye Hanımın eşinin amcaoğlu. Kılıçdaroğlu'nun Tandoğan dili, çok kötü bir dildi..Orada onu dinlerken hayretler içinde dinledim ama işim olduğundan fazla da duramadım ve ayrıldım. Kalan kısmını da akşam haberlerde izledim.. Otur, küfür olabilecek tüm kelime ve deyimleri bul, sonra ondan bir konuşma metni çıkar. "Münafık" öyle mi, "kindar" öyle mi, "Hitler, Nazi" öyle mi? Bunlar konuşma mı Allah aşkına? Bunların neresinde eğitim var? Özellikle bu kelimelerin eğitimle ne alakası var bana söyleyebilir misiniz? Bunların neresinde bir mesaj bulunuyor, neresinde muhalefet var? Belli ki Tandoğan meydanına sağsan soldan toplanmış “bindirilmiş kıtalar” haindeki bir kitlenin yüreğinde var olduğu kabul edilen bir 'Tayyip Erdoğan düşmanlığı'na tercüman olunmak istenmiş..Aslında şunu düşündüm Tandoğan’da; Kılıçdaroğlu'nun Tandoğan'daki konuşmasını dinleyip de, önceden Tayyip Erdoğan düşmanı olmayan bir tek kişi, "Yaaa, bu Kılıçdaroğlu çok önemli şeyler söylüyor" diye düşünmüş olabilir mi? Ben hiç sanmıyorum..Rahşan Ecevit’in de orada olduğunu sonradan haberlerden izledim. Kaç yazar orada olsa ne olmasa ne?!..Ya sonra?!..Sonrası ne? Koca bir hiç işte!..İtiraf etmeliyim ki, Cumhuriyet mitinglerinde bir dinamizm vardı..Ama şunu da söylemeliyim ki; Cumhuriyet mitingleri, 28 Şubat'la iç içe bir hadiseydi. Dolayısıyla sırf o niteliği ile zaten sakatlık vardı..
Kılıçdaroğlu CHP'si, din, dindarlık, din eğitim konusunda, klasik CHP'den farklılaşmaya çalışıyor..Oysa Tandoğan'a yansıyan toplumsal görüntü, pek bu farkı dikkate almış gözükmüyor. Maalesef CHP'nin topladığı kitleler, hâlâ laikçi vurgu ile heyecanlanıyorlar. Geçin bu laiklik hikayelerini falan..Hayırlı cumalar diliyorum.. 30 MART 2012 CUMA

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder