***
Şimdi meydanlarda 18 Mart günü hem de bu vatanın var olup olmama mücadelesi olan Çanakkale zaferinin kutlamalarının olduğu bir günde meydanlarda izin verilmeyen Newroos'culara yani Kürt Burjuvazisine Osmanlının saraylarında izin verildi dedirtmemek için bu programa da davetli olan AK Partililer katılmadılar...Polisin İstanbul ve Diyarbakır'da aldığı önleyici tedbirleri sonucu bunca verilen zararın ardından onlarca insan tutuklandı ve İstanbulda'da bir kişi öldü..Bugün olacakları bilmiyoruz tabii. İnşaallah polis daha dikkatli ve tedbirli davranır da üzüleceğimiz şeyler olmaz..Devletin “İyi Kürt” dediği PKK nın karşısında olan tüm Kürtler ve aydınları Çırağan'daki Newroos kutamalaıını gerçekleştirdi. Çırağan'daki kutlamalarda konuşanlar ağırlıklı olarak Osmanlı'da Kürt sorunun olmadığından dem vurdular ancak Çanakkale zaferinin kutlandığı bir gün olan 18 mart'ta İstanbul ve Diyarbakır'ı cehenneme çeviren Newroos'çuları ve yaptıklarını görmezden geldiler..Her isteyen etnik grup kendi inandığı biçimde ve istediği zaman istediği yerde istediği şekilde kutlama yapmaya kalkışması halinde kontrol edilemez bir ucube çıkar ortaya..Türkiye Cumhuriyeti çok biyik bir Devlettir. Kökü asırlar öncesine dayanan bu büyük Devlet, bünyesinde barındırdığı milletin rahat ve huzuru için elinden gelen her şeyi yapmaktadır..Kimsenin haddini aşmaya hakkı da yoktur haddi de değildir. Biz o kadar büyük bir devletiz ki; sınırlarımızı aşmışız dünyanın hemen her yerine elimizi uzatmışız. Bu arada Afganistan'daki elim helikopter kazasında hayatını kaybeden şehidlerimiz için dün Kocatepe camiinde bir tören yapıldı. Devletle millet el ele kol kolaydı orada. Birlik olmamız için illa da acı mı çekmemiz herekiyor Allah aşkına!..Şehid düşen askerlerimiz, ordumuzun çok değerli subaylarıydı..Allah gani gani rahmet eyledsin. Ailelerinin ve milletimizin başı sağolsun. Allah böyle acıları bu millete yaşatmasın..Biz de istemeyiz huzursuzluğu ve çatışmayı ama şu olanlara baktığımız zaman görülen o ki; öyle ya da böyle asırlardır bizimle kardeşçe bir arada yaşamış “Kürtler”'in ruhi kopuşları hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Belki bazı dostlarım yazdıklarıma gücenecekler ama İstanbul ve Diyarbakır'daki 18 Mart Çanakkale Zaferi gününde yapılan kutlama adı altındaki terörize edilmiş provokatif gösteriler ve Günsiad'ın Osmanlı Devletinin sarayı olan Çırağan Sarayı'ndaki kutlamaları ortaya çıkardığı sonuçları itibarı ile birlikte değerlendirilirse ne kadar da haklı olduğumu görecekler. Mesele benim haklılığım ya da haksızlığım da değil. Mesele bu milletin milli ve dini reflekslerini felç etmek için uğraşan iç ve dış güçlerin böyle zamanlarda birlikte hareket etmeleridir..Yani demem o ki; bu olayların gölgesinde şimdi siz kalkıp da PKK'yı MİT kurdurdu, Abdullah Öcalan MİT'e gönüllü olmak için müracaat ettiğine ilişkin bir belge de gösterse, bunun hiç kimseye bu saatten sonra Hiçbir faydasının olmayacağını dikkate almak zorundayız..Aklıma hep şu geliyor : Yıllardır bu ülkede 1 Mayıs'ı kanlı bir şekilde kutladılar; daha doğrusu provoke ettiler.. Ama resmi olarak “Emek Bayramı” ilan edildikten ve tatil günü olduktan sonra kavga da bitti, ölümler de bitti.. Aslında bu gün istismardan kurtarılmış oldu!.. Hemen bazı dostlarımın yine “eeeeee...” dediklerini duyar gibi oluyorum.. 21 Mart Nevruz gününü ister resmi tatil ve Bahar Bayramı ilan etsinler ister etmesinler umurumda değil.. Umurumda olan böylesi günlerin suistimal edilmesinin ve provoke edilmesinin önüne mutlaka geçilmesini istiyorum..Bu vatan bizim. Bu vatandan başka gideceğimiz bir yer yok..Herkes üzerine düşeni bu vatan için, bu bayrak için ve bu millet için yapmak zorunda olduğunu söylüyorum.. Başka fikri olan varsa buyursun söylesin.. 21 MART 2012 ÇARŞAMBA

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder